T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Konya İl Sağlık Müdürlüğü

T.C. Sağlık Bakanlığı
Konya İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü

Güncelleme Tarihi: 24/03/2018

Tüberküloz (verem) hastalığı, “mycobacterium tuberculosis” basili tarafından oluşturulan bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalık, hastaların özellikle öksürme ve hapşırmaları sırasında etrafa saçtıkları tüberküloz basillerinin sağlam kişiler tarafından solunması ile bulaşmaktadır. 

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre, dünya nüfusunu tahmini olarak üçte biri tüberküloz hastası olmaksızın bu mikrobu taşımaktadır. Bu insanları %10’unun, yaşamlarının bir döneminde tüberküloz hastalığına yakalanma ihtimali bulunmaktadır. Dünyada her yıl yaklaşık 10.4 milyon kişi verem hastalığına yakalanmakta ve yine her yıl 1.7 milyon insan bu hastalıktan ölmektedir.

Tüberküloz basili vücuda girdikten sonra yıllarca hastalık yapmadan akciğerlerde kalabilir. Vücut direncinin düştüğü durumlarda, vücutta beklemekte olan tüberküloz basili çoğalarak verem hastalığına yol açar. Tedavi görmeyen verem hastasıyla birlikte aynı evde yaşamak, yoksulluk, kötü beslenme, HIV/AIDS hastalığı, şeker hastalığı, kanser, vücut direncini azaltan diğer hastalıklar ve sigara içmek verem hastalığına yakalanma ihtimalini artırır.

Verem basili vücutta hangi organa bulaşırsa o organ hastalanır. Verem hastalığı en sık akciğer olmak üzere tüm organları (akciğer zarı, lenf bezleri, kemik, böbrek, beyin zarı, vb.) tutabilir. Hastalığın genel belirtileri arasında; halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi, çocuklarda kilo alamama bulunmaktadır. Akciğer tüberkülozunda; öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığı bulunabilmektedir. İki-üç haftadan uzun süre devam eden öksürükte veremden şüphelenmeli ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Hastanın şikâyetleri ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenilmesine yol açar. Kesin tanı ancak basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi ile konabilmektedir. Akciğer vereminin teşhisi için balgam tetkiki gereklidir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada tek etkene bağlı ve tedavisi mümkün olan hastalıklar içinde en çok ölüme yol açan hastalıklardan birisi de verem hastalığıdır. Bu nedenle hastalık bulguları olan kişilerin en kısa sürede en yakın sağlık kuruluşuna başvurması, hastalık tespit edilenlerin de tedavilerini doğrudan gözetimli tedavi ile tamamlamaları çok önemlidir. Verem tedavisinde kullanılan ilaçlarla verem hastalarının tedavileri başarı ile yürütülmektedir. Verem hastaları düzenli olarak ve yeterli süre (6-9ay) kullanmazlarsa verem mikropları ilaçlara direnç kazanabilmektedir. Ülkemizde, tüberküloz hastalığı ile mücadelede önemli başarılar elde edilmiştir. Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında vaka görülme sıklığında sürekli azalma kaydedilmiştir.

Dünyada birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de verem savaşı sivil toplum örgütlerinin desteğiyle yürütülmüş ve 1970’lerde Verem Savaş Derneklerinin katkısıyla tüberküloz görülme sıklığı ülkemizde yüzbinde 180’lerden, yüzbinde 40’lara kadar gerilemiştir. Sağlık Bakanlığı tarafından 6 Temmuz 2006 tarihinde yayınlanan bir genelge ile Verem Kontrol Programında belirlenen ülke hedeflerimize ulaşabilmek için Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisinin ülke genelinde uygulamasına geçilmiştir.

Türkiye’nin  2011 yılı  toplam tüberküloz hastası sayısı: 15.679    iken   hasta sayısı azalmaya devam ederek  2016 yılında 12.186 kişi hasta  olmuştur.

Ülkemizde 2006 yılından itibaren Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) uygulanmaya başlanmıştır. Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi uygulamasına devam etmek, riskli gruplara yönelik öncelikleri belirlemek, hastalık ve hasta hakları konusunda toplumu bilgilendirmek ve tüm sağlık-bakım hizmeti veren tarafların veremle mücadeleye katılmalarını sağlamak amacıyla ülkemizde “ Tüberkülozu Durdurma Stratejisi” (Stop-TB Stratejisi) uygulanmaktadır. Dünyada tüberküloz kontrolü için Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir kontrol programı, ülkemizde ise aynı standartlarda ve paralelde bir ulusal tüberküloz kontrol programı uygulanmaktadır.

“Sağlıkta Dönüşüm Programı” çerçevesinde ülkemizde verem savaşı mücadelesinde yapılan başarılı çalışmalar ile 2015 yılı gelmeden “Bin Yıl Kalkınma Hedefleri” ve “Tüberkülozu Durdurma Stratejisi Hedefleri” aşılmıştır. Hedeflerin aşılması,

“Sağlıkta Dönüşüm Programı” kapsamında yürüttüğümüz çalışmaların başarısının verem savaşındaki tescilidir. Bu hedeflere; politik kararlılık, yeterli altyapı, personel, bütçe ve eğitim uygulamalarının yanı sıra, verem savaşında görev alan sağlık çalışanlarının özverili çalışmaları ile ulaşılmıştır.

Verem savaşı için 24 Mart 1882 tarihi, Robert Koch’un verem hastalığının (tüberkülozun) etkenini bulması nedeniyle bir milat olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü, 1996 yılından itibaren her yıl 24 Mart tarihini Dünya Tüberküloz Günü olarak ilan etmiştir.

“24 Mart Dünya Tüberküloz Günü” nde halkımızı bu konuda duyarlı olmaya davet ediyor; kaliteli, çağdaş ve sürdürülebilir sağlık hizmeti ilkesiyle verem savaşında emeği geçen tüm sağlık çalışanlarını kutluyoruz.

Veremle savaşta hedeflere ulaşmak kadar, hedefleri sürdürmek de önemlidir."